Bohçamızda Neler Var? Eleştirel Bakış

Fe Hâli Dişil Dili Yaygınlaştırmayı Amaçlar. Peki Nedir Bu Dişil Dil?

Fe Hâli, dişil yazının gücünün toplumsal bir dönüşme sağlayabileceğine ve dişil dil yazmanın sağaltıcı gücüne inanır. Peki nedir bu dişil dil?

İçinde yaşadığımız dil düzeni, kadınların kültür dışı kalmasıyla oluşmuş olan bir dil düzenidir. Bu dil düzeni, eril kültürün hem daha kalıcı hale gelmesini sağlar hem de dil ile birlikte oluşan bilinçdışımız eril kültür ile oluşmuş olacağından, bu kültürü içselleştiririz ve normal kabul ederiz. Dişil dil ise, dili dönüştürerek eril kültürün temel taşını yerinden etmeyi olanaklı kılar.

Kadının Kültür Dışı Kalması

Friedrich Engels, “Ailenin, Devletin, Özel Mülkiyetin Kökeni”[1] başlıklı çalışmasında kadının kültür dışı kalmasını özel mülkiyetin ortaya çıkışına dayandırır. Buna göre özel mülkiyet, soya dayalı miras sistemini doğurur, buna bağlı olarak da tek eşli aile yapısı toplumda yer etmeye başlar.

Tek eşli aile yapısı, erkeğin kamusallığını ve kadının özel alana hapsoluşunu beraberinde getirir. Kadının konumu artık aileye ve ev içine indirgenmiş; toplumsallık ve kültür alanları ise erkeğin eline kalmıştır. Engels, bu yeni babaerkil toplum yapısını aynı zamanda yazılı tarihin başlangıcı olarak kabul eder. Kadının toplum, kültür ve dil dışı kaldığı bu yeni düzende oluşan kültür ve dil, mevcut düzeni sürdürmek üzere inşa edildiğinden, dil kadının toplumsal konumunu ve ikincilleştirilmesini sürdürmenin bir aracı hâline gelir.

Luce Irigaray “Başlangıçta Kadın Vardı” [2] isimli çalışmasında kadının kültür dışı kalmasını benzer bir yerden ele alır. Buna göre başlangıçta kadınlar, hem doğa hem de birbirleriyle sürekli olarak iç içe oldukları için, birçok bilginin de kaynağı onlardı. Kadınların bilgiye sahip olmasının onlara sağlayacağı gücü fark eden erkekler, var olan bilgiyi kendi yöntemlerince sistemleştirerek belli kalıpların içine soktular ve bu zamandan sonra artık bilgi ve kültür erkeğin elindeki kurumlar haline geldi. Böylece kadın hem kendi ürettiği bilgi ve birikiminin hem de kültürün dışında kaldı.

Benzer yerden yola çıkan bu iki farklı görüş, var olduğunu zaten bildiğimiz dilin içindeki erilliğin nasıl ortaya çıktığına yönelik birer bakış sunar. Bu eril dil içinde yetişen bireyler de, dünyaya dil içinden baktıkları için dilin barındırdığı toplumsal cinsiyet rollerini içselleştirirler. Bu durum kadının toplumsal düzence ikincil pozisyonda, erkeğin ise kendini iktidar hissetmesine sebep olur. Dilin cinsiyetçi yapısı ilk olarak ikinci dalga feministler tarafından ele alınır. İkinci dalga feministlere göre dil cinsiyet eşitsizliğinin koruyucusudur. Çünkü erkekler sadece dili üretmiş olmakla kalmaz aynı zamanda hem bu ürettikleri dili kullanmak için kadınlardan daha fazla şansları vardır hem de söylemleri toplumda değer görür.  Başlangıcından beri sorunlu olan bu düzeni değiştirmenin yolu ise dişil dilden geçer.

“Her zaman savaşamazlar.

Çünkü hareketsiz kalmaları için

düzenlenmiş bir hiyerarşi söz konusudur.”[3]

Dile İçkin Erkler

Dilin bu çarpık düzenin sürdürülebilir olması için, onun her şeyden önce iktidarı barındıran ve öğreten bir şey olması gerekiyordu. Bu yüzden dil; toplumda “erk” olmaması gereken her grup için ötekileştiren, küçülten, dışlayan, itibarsızlaştıran bir yapı olarak kuruldu. Böylece dii öğrenen bireyler de kimin “erk” olduğunu öğrenerek toplumsallaştılar.

Örneğin cinselliği bir tahakküm aracı olarak kullanmak adına küfürler üretildi. Bu yolla kadına cinselliğin erkeğe ait olan bir alan olduğu öğretilebilecekti.

“Bütün dil ve düşünce sistemleri

fallus merkezli, yani eril olandan

hareket eden bir düzene sahiptir.”[4]

Dilin içindeki hiyerarşi ve militarizm[i] dil ile birlikte kurulan bir dikeylik yaratır ve dil, iktidarların kendi faydalarınca yönlendirebileceği toplumsal çatışma ve çarpıklıkların üretildiği alan hâline gelir.

En nihayetinde, dilde üretilmeyen ve kendine yer bulamayan kadın deneyimleri toplumda da kendisine yer bulamaz hâle gelir. Kadının, kadın deneyimlerinin toplum yaşamında hem de toplumsal ve kişisel bilinçdışında bir karşılığı olmaz. Jacques Lacan’ın “Kadın yok.” derken söylemek istediği şey de budur.

Dil ile Dönüşmek Dönüştürmek: Dişil Dil

Dişil dil; asla biyolojik olmayan bir tanımlamayla; tüm çarpıklıkları, hiyerarşiyi, eşitsizliği içinde barındıran mevcut dil düzenine karşı yatay, çatışmasız, hiyerarşinin olmadığı, kapsayıcı bir dil düzenini tahayyül eder. Bu dil düzeninde hiçbir grup ya da bu grubun deneyimleri küçültülmediği gibi toplumsal gruplar arasında erk’ler oluşturacak söylemlere de yer yoktur.

Dişil dil, mevcut dil düzeninin sınırlayan, kısıtlayan kurallarından sıyrılmış; akışkan ve çoğulcu bir dil düzenidir. Bu akışkanlık, eril düzenin yozlaştırdığı kavramlara gerçek anlamlarını geri kazandırmayı ve bu kavramları da eşitlemeyi içerir.

Dişil dil, toplumdaki tüm eşitsiz yapıları dil içinde dönüştürerek yapısal ve kalıcı bir çözümün anahtarıdır. Dişil dil, hiçbir ötekileştirici, ayrımcı söylem ya da şiddet söylemine yer vermeyerek iktidarların beslenme alanı olan toplumsal çatışmaların son bulmasının yoludur.

Dişil dilin imkânları, dişil dil toplum içinde üretilip dil dönüştürüldükçe toplumda karşılığını bulabilecektir. Bu yüzden dişil dil ile yazmalı, konuşmalı, dişil dili toplumsallaştırılması elzemdir.

“Dişil kendini yaz![5]


[i] Burada militarizm, tüm çatışma biçimlerini kapsayacak biçimde kullanılmıştır.

[1] Engels, F. (2019). Ailenin, Özel Mülkiyetin, Devletin Kökeni. (M. Tüzel. Çev). İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları.

[2] Irigaray. L. (2014). Başlangıçta Kadın Vardı. (İ. Özallı, M. Odabaş, çev.) İstanbul: Pinhan Yayınları.

[3] Zeltin, T. (1998). İnsanlığın Mahrem Tarihi. (Ö. Özsayar, Çev). İstanbul: Ayrıntı Yayınevi

[4] Yamaner, G. (2005). Susan Glaspell’in Önemsiz Şeyler’inin Önemi. Tiyatro Araştırmaları Dergisi, (19).

[5] Cixous, H. (1976). The Laugh of Medusa. Journel of Woman Culture and Society. 1(4), 875-893.


Yazar

Fe Hâli Dişil Dili Yaygınlaştırmayı Amaçlar. Peki Nedir Bu Dişil Dil?&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: