Sevgili Günlük

Sevgili S.

Burası sakin. Burası güvenli. Yaşamda kötüye dair her şeyin aynı biçimde ve hatta artarak aktığı ettiği yerde değişen bir şeyler var. Değişen benim belki. Savaşlar, doğal afetler, yoksulluk aynı. Bugün de üvey annemin üvey kızıyım… Kayıplar başlangıç noktasından çok.

Yolun yarısında yarısından fazlasını kaybetmenin şaşkınlığı yok. Ailenin, sevdiklerinin ve bedeninin… Burada şaşırmalıydım oysa. Ben olsam şaşırırdım. Acırdım da üstelik. Bu ben değil miyim? Benim bu. Kıvamını bulmuş ve anlam aramaktan vazgeçmiş ben.

Kıvam, ne güzel kelime. İnsanın eksiğe ya da fazlaya merakı, bazen yakalamak üzere olduğu kıvamı kendi elleriyle bozması ve belki de dönüp kendi dramından beslendiği bu kısacık yaşamda, yaşamın ta ucunda kıvamını bulduğunu hissetmesi ne âlâ.

Üstelik her şey aynı biçimde sürmeye devam ederken. Duyarsızlaşmaktan başka bir şey. Acıyı duyumsamamak ya da sevinci taşıyamamak değil hiç. Hiçbir acı parçalamıyor artık, hiçbir sevinç taşırmıyor kabımdan. Yolculuklar hâlâ güzel, sevişmek hâlâ…

Bu, “Yaşama dair ne varsa yaşadım.” doygunluğu. Kusana kadar çektiğin acılar, tattıkça yeniden tatmayı düşlediğin hazlar. Hepsinin bir doyma noktası varmış sanki. Burada kırgınlık var ama başını döndüren öfkeler yok. Yoksa da cebinde tek kuruşun, tir tir titreten kaygılar yok.

Biri duysun, biri görsün, diye beklemek yok. “Hayır” var, “İstemiyorum” var. “Gel, özledim” var. Hüzün olmaz mı; seneye çıkacağı belli olmayan reçel kavanozlarının, kurutulmuş üzümlerin, incirlerin kuruyan ellerinin, siyah beyaz resimlerin hüznü elbet duruyor şuracığımda, en dip köşemde.

Söylemek istediği bir şey yokmuş ebediyen susmuşların. Duvarların dili yokmuş. Bir iması yokmuş gece uğultularının. Senin için yağmıyormuş adım attığın an düşen yağmurlar, doğa kimsenin hizmetinde değil, güneşin laneti yokmuş. Her şey kendiliğinde ve öylesine…

Ansızın ölmeyi istememenin yahut her an ölebilmenin korkusu ve telaşıyla koşturmamak meme peşinde. Hayatın kendiliğinden sundukları dışında, beklememek hiçbir şey. Ne bir gün daha alacak olmak ne de iadesini dilemek geçmiş günlerin. Nasıl bir kıvamsa bu. Böyle iyi, böyle güzel Sevgili S.

Ay, dolun. Ne olmuş öyleyse? Hiç. Ne eksik kalmış Tanrı’nın gününde. Biri gitmiştir, biri gelmiştir; belki bir şenlik günü olmuştur zamanın birinde, belki yas. Sevişmiş ve üzerine terk edilmişsinizdir belki öyle bir gecede. Yahut bir çocuk doğmuştur size benzemeyen…

Görsel: Karolina Grabowska 

Sevgili S.&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Font Resize
Kontrast Modu
%d blogcu bunu beğendi: