Sevgili Günlük

Tuttuklarıma Saydım

Sevgili Fe,

Bugün ilk defa kendime dahi yapamadığım bir itirafı, bir sırrı aşikâr ediyorum, kendimce.

Sabah yatağımda bu cesareti neye borçlu olduğumu düşünüyorum. Cevabı yok, cevabı olmayan birçok şey gibi. Hem cevap aramayı bize kim, ne zaman öğretmişti? Cevap aramayı bırakalı çok olmuştu. Zaten öğretildiği gibi yaşamış mıydık ki?

Bugünkü konumuz ise bir gönül meselesi. Gönül mü meselesi? Dedim ya cevapları bıraktım. Hem baba Müslüm’ün de dediği gibi ben anlatayım “adını sen koy”

Bu arada düzeltmeden düşürüyorum aklımdakileri, dağınıklığı hesap edebilesiniz diye. Dağınıklık demişken kimi, nereye, neden koyduğumu bilemiyorum. E hani yoktu cevaplar? Varsın olmasınlar. Koca bir soruya düştüm yıllardır. Cevap yok eyvallah, soru senin mi? Soru sorun mu aynı zamanda? bunları da bilemiyorum.

Soruyu dök ortaya desen onu da yapamam. Ne yaşını yazabilirim ne de boyunu. Gözlerinin ne renk olduğunu bile kaçırmışım. Öyle çok şey gördüm ki onda kimsenin göremediği, herkesin gördüklerine sıra gelmemiş. Bir sırra erişmişim gibi hem içim içime sığmıyor, dağa taşa haykırasım geliyor. Bir yandan da kirletirler güzelliğini diyorum, sakınıyorum.

Kirletirler mi güzelliğini?

Müslüm babadan galiba bu arabesk hali.

Daha önce yaşanan tecrübelerden hareketle ne bir erkeğe ne de bir kadına hissetmediğim ve hiçbiriyle paylaşamamış olduğum bir duygu. Ne yaptım peki bu duyguyla? Önceleri ipuçlarından bir yol yaptım sonu bana çıkacak olan.
Sonrası peki? O içimin içime sığmadığı heves vardı ya hani, heh işte tam onunla ördüğüm yolu birkaç darbede yıkıverdim.

Deli miyim? Belki de deliyim. Ya da haddim olmayan bir hayale düşmenin gerçeğiyle yüzleştirdim kendimi. Hayatını kurmuş bir insanın hayatına misafir olunur muydu?

Hissettiğim şey ise tam olarak şuydu:

Yazarın dediği gibi ipi kopmuş bir uçurtmaydım. Ama besbelli bu halim ağaç dallarına ya da elektrik tellerine takılmadan önceki düşme haliydi. Yazar haklıydı. Ama yine de uçuş güzeldi.

Peki ne yaptım? Ne yapacağım? Baş edemediğim her duyguda yaptığım gibi, ki bu durum bizde bir aile geleneğidir, tası tarağı toplayıp gideceğim.
E o kadar atıp tuttun ne şimdi bu gitmeler diyeceksin? Dersiniz, hakkınızdır. Ama dedim ya arabesk hallerin mahcubiyetini geçince hemen sağda duruyor o kirletmeme hali.

Birde bundan daha cesur olunamazdı.

Not: Benim için Sezen’den bir parça çalar mısınız?

Tuttuklarıma Saydım&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Font Resize
Kontrast Modu
%d blogcu bunu beğendi: