Kitap İncelemeleri

Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist

Kitap, feminist bir aktivist, yazar ve aynı zamanda akademisyen olan Jane Gallop’un 19 Nisan 1993’te danışmanlığını yaptığı öğrencilerden ikisinin kendisine yönelttiği cinsel taciz ya da “quid pro quo” ya da “mesleki güç asimetrisi ihlali” iddialarını konu alıyor.

1970’li yıllarda feminizm ile kendi gücünün ve arzularının farkına varan Gallop, hocalık yaptığı dönemde de bu gücü içinde hissederek öğrencilerinin de kendi güçlerinin farkında olmalarını istemiştir. Bu amaçla, sadece akademi kürsüsünde değil, sosyal etkileşimlerinde de “güç feminizmi”nden yana bir tutum içinde olmuştur. Cinsel hayatını arzuladığı gibi yaşamış, hemcinsleriyle ve öğrencileriyle- ki bazen bu iki kimlik de iç içe geçmiştir- rızaya dayalı ilişkiler kurmaktan çekinmemiştir. Bunu arzulamanın ve çekici bulmanın yanı sıra, kamusal alanda görünür kılmak istemiştir. Ancak iklim ne yazık ki 70’li yıllarda, bir öğrenci olarak deneyimlediğinden oldukça farklıdır: Hoca ile öğrenci arasındaki cinsel ilişki/yakınlaşma, öğrenci istek duysa bile (başka bir ifadeyle, seks talebi rızaya dayalı olsa bile) üniversite yönetimleri tarafından imkânsız kılınmıştır. Tanınmış, seçkin pek çok üniversite, Gallop’un kitapta bizzat yer verdiği, yönetmeliklerinde bunu açıkça ifade etmiştir. Buradaki kırılma noktası, yönetmelikteki ilgili maddeler okunduğunda öğrenciyi korumaktan yana bir tavır sergiliyormuş gibi görünmesidir. Üniversite yıllarında pek çok öğrencinin mesleki güç asimetrisinden kaynaklanan ihlaller nedeniyle tacize uğradığı düşünüldüğünde, üniversite senatolarının aldıkları bu karar arzulanır olmakla beraber, bir tür “kurban feminizmi” fantezisi yaratmaktadır: Öğrenciler, hocalarıyla yaşadıkları ilişkilerde daima masum ve baştan çıkarılandır. Salt arzunun öznesi olamayacakları gibi, hocalarıyla girdikleri cinsel ilişkide bizzat rıza göstermiş olsalar dahi, bu düpedüz mesleki güç asimetrisinin ihlalidir!

Jane Gallop öğrencileriyle ilişki yaşama konusunda kendisini kısıtlamamıştır. Ancak bu ilişkiler, beklenebileceği gibi, her zaman yolunda gitmemiştir. Nitekim kendisine cinsel taciz iddiasında bulunan iki öğrenci, kendilerinden beklenen akademik başarıyı sağlayamamaları ve (Gallop’la kurdukları yakın ilişkiye rağmen) umdukları mesleki desteği alamamalarından hareketle, danışman hocalarına karşı cinsel taciz suçlamasında bulunmuşlardır. Bunun üzerine üniversite yönetimi, konuyla ilgili senato kararı ve fiili konjonktür nedeniyle hemen harekete geçerek gereksiz pek çok detayı da açığa çıkaracak bir soruşturma başlatmıştır. Soruşturma sonucunda öğrencilerden birinin iddiası “tamamen asılsız” bulunarak düşürülmüş, söz konusu diğer iddiada ise iddia edildiği gibi bir cinsel taciz olayının vuku bulmadığına karar verilmiş; ancak Gallop üniversitenin “rızaya dayalı ilişki”ler politikasını ihlal etmekten suçlu bulunmuştur.

Gallop bir öğrencinin (görünürde) rızaya dayalı bir ilişki içerisinde evet demesini aslında hayır demek istediği şeklinde yorumlamanın, akademi sınırları dışında bir cinsellik deneyiminde bir kadının hayır derken aslında evet demek istediği şeklinde yorumlanmasıyla aynı mantığa sahip olduğunu öne sürer. Bu ikisi arasında, ilkinin amacının koruyup kollamak, ikincisinin ise düpedüz taciz olduğu ayrımını yapsa da tahakkümün tam da bu korumacı kollamacı ilişkiler içerisinde ortaya çıktığına vurgu yapar.

Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist’te Gallop, başından geçenleri samimiyetle ve yüreklilikle anlatmaktadır. Cinsel tacizle mücadelenin feminizmin önemli kazanımlarından biri olduğunun altını çizerek, bizzat feministlerin de düştüğü metodolojik hataya vurgu yapar: Rızaya dayalı ilişkileri suçlu bulmakla cinsel taciz değil, bizzat cinselliğin kendisi infaz edilmektedir!

Dipnot Yayınları’ndan çıkan kitap, Alev Özkazanç tarafından Türkçeleştirilmiştir. Özkazanç her ne kadar kitabı akıcı ve anlaşılır dili sayesinde kolaylıkla Türkçeye çevirdiğini söylese de bu açıklamanın çevirinin bu denli başarılı olmasını tek başına açıklamaya yetmeyeceği kanaatindeyim. Özkazanç’ın daha önce katkıda bulunduğu birçok akademik çalışmadan aşina olduğumuz kıvrak dili ve kışkırtıcı üslubunun metinlerin durağanlığını yerle bir ederek okuyucuya etkin bir okuma deneyimi sunduğunu da eklemek isterim.

Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist&rdquo için 1 yorum

  1. Bu kadar guzel bir yaziya ulasmak neden bu kadar zor? Yazarin ismini bulmak da cok zor oldu. Gercekten nitelikli bir yazi olmus. Altindan zor kalkilacak bir konuyu iyi kotarmis yazar. Ictenlikle tebrik ederim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Font Resize
Kontrast Modu
%d blogcu bunu beğendi: