Bohçamızda Neler Var? Film İncelemeleri

Görünmez Kadınlar Neden Cinayet İşler?

Neyi anlatırsak duyulur, fark edilir, görülürüz? Sadece öldürülme tehlikesi mi öldürmeyi meşru müdafaa yapar? Peki ya yaşayamama tehlikesi görünmez kadınları ne yapar?

*Not: Bu yazı ‘Fatma’ dizisiyle ilgili spoiler içermektedir.

Yoğurt kapları, şampuan şişeleri, süt kutuları, koltuk minderleri ve daha birçok ev malzemesi sadece tozu değil yaşanan zamanı da tutar. Asla uyanamadığımız kabuslar, hiçbir zaman geçmeyecekmiş gibi gelen duygular, kıyamet senaryolarımız, filmlerde başrolün içinden çıkamadığı ardı arkası kesilmeyen aksiyon dolu sahneler, dövüşler, kavgalar… Hepsi finalinde günlük güneşlik, sakin, deniz kenarı bir ferahlığı hayal ettiğimiz bir sonsuzluğu çağrıştırıyor. Ama ya bunun aksine her şey geçip gitmekteyse, hiçbir kimseden, hiçbir oluş halinden, ifadeden, olaydan, yargıdan eser kalmıyorsa? Hiçbir şey birikmiyorsa o zaman biz kim oluruz ve artık nasıl görebiliriz birbirimizi?

Nasıl göründüğümüz meselesi hepimizin hayat boyu dertlerinden biri ama kimin göründüğü, kimin görünmez olduğu soruları yeni bir Netflix yapımı olan Fatma dizisini izleyince düştü aklıma. Dizi, temizlikçilik yapan Fatma adında bir seri katili anlatıyor ve gerçek hayatta çok da görünür olan Burcu Biricik gibi bir oyuncuyu oldukça görünmez bir karaktere dönüştürmesiyle epey dikkat çekici bir iş yapıyor. Fatma’nın görünmezliğinin keşfi ve bu özelliğinin tam da kiralık katiller için aranan kriterlerden biri olduğu fikri ise Fatma’nın kayıp kocasının patronu olan Bayram’ın dilinden dökülüyor; “Sen ofiste çantanda silahla polislerin arasından böyle akarak süzülüp geçtin ya, işte dedim bu kadın görünmez!” Görünmezlik süper kahraman hikayelerinden bildiğimiz, hangi süper güce sahip olmak istersin gibi sorularda sıklıkla karşımıza çıkan bir yetenek, bir ödül. Görünmez olan bir süper kahramanın “kimsenin umurunda değilim” diye yakınması pek aklımıza gelen bir ihtimal değil (Kahramansın diye mutlusun sanıyorlar?) Kahramanlığı görünmezken yapsa da ardından gelen takdirleri toplama kısmında oldukça görünür olan kahramanlar bunlar. Biz kendi olağan dünyamıza bakarsak, her gün e-devlet kapısı (buradaki ‘kapı’ imgesi çok ilginç) gibi online uygulamalarla burnumuzda çıkan sivilcenin bile kaydedildiği, hatta neredeyse bu sivilcenin evlilik dışı bir ilişkiden kaynaklı olabileceği şüphesiyle aile hekimimizin durumu sadece babamıza değil ailenin bizi öldürme potansiyeli bulunan bilumum erkek fertlerine haber vereceği kadar ‘görünür’ olduğumuz bir ülkede yaşarken, görünmez olmak gerçekten multi-süper güç sayılabilir! Bu görünürlüğü çeşitli kamu hizmetlerinin servis sağlayıcılar olarak daha verimli işlemesinin verimli bir yolu olarak görenler de var (hı hı performans, hı hı etkinlik pek tabi ). Ama daha önemlisi devletle kurulan her türden ilişki belgelendiği için, genellikle ‘kayıt- kuyut’ diye adlandırılan, doktora gitmiş mi, kaymakamlıktan, belediyeden yardım, eczaneden ilaç almış mı ya da çoluğun çocuğun okul kaydı, ikametgâh kaydı, adli sicil kaydı var mı gibi sorular hepimizin hayatına dair önemli detayları gösteriyor. Çünkü buralar kamusal olarak görüldüğümüz yerler, ‘çağrıldığımız’, ‘olduğumuz’ yerler; bu nedenle de zaman zaman kamusal mikro tarihlerimizi izleyebileceğimiz kaynaklar olarak iş görebiliyor.

Görmeyi kadın cinselliği ve psikanalizin tarihsel gelişimiyle ele alan Jacqueline Rose 1800’lerin ortasında yükselen, kadının bilimsel ahlakileştirmenin merkezine konulduğu, ‘seyirlik’ hale geldiği anı sorunsallaştırıyor. Öncesinde kadının bir nevi ‘gözden kaçırıldığı’nı ve aslında kadın cinselliğinin toplumsal dejenerasyona neden olabileceğini savunan yeniden ahlaki düzenleme talebi gözlerini kadına döndürmüş oluyordu. ‘Masum görüntüsünün ardında potansiyel tehlikeli’ kadının zapt edilmesi amacına dayanan ahlaki inceleme tersten düşününce görülmenin tek yolunun tehlikeli bulunmak olduğunu da söylemiş oluyordu. Tahmin edeceğiniz üzere bir şey tehlikeli ilan edilmişse suça ve cezaya bayılan dünyamızda zaten cezası çoktan kesilmiştir. Yani aslında bir diğer deyişle, görülmek tehlikeli bulunduğu noktada kolaylıkla cezaya dönüşebilir bir hal alır. Dolayısıyla nereden görüldüğümüz bir meseledir, hatta görülüp görülmemekten daha esaslı bir meseledir.

Dizide ise Bayram’ın Fatma’nın ‘görünmez’ olduğunu keşfetmesi ve onu kiralık katil olarak kullanmak istemesi aslında bize polisiye veya mafyatik ilişkilerden çok daha fazlasını söylüyor. Fatma köyünden kocası ve çocuğuyla İstanbul’a gelmiş, gecekondu mahallesinde bir tanıdığın evinin bahçesindeki derme çatma bir evde yaşayan, evlerde ve bir AVM’de temizlik işçisi olarak çalışan, okula giden küçük bir otizmli oğlu olan bir kadın olarak fark edilmiyor. Yaşamı şehir merkezinde, kalabalık sokaklarda, AVM gibi oldukça yoğun yerlerde geçen, gün içinde çok çeşitli mekanlara girip çıkma imkânı olan ama en önemlisi de sağlık, barınma, eğitim gibi sosyal hizmete ilişkin birçok ihtiyacın yoksunluğunu yakıcı biçimde yaşayan bir kadın kayıt tutma müptelası iktidar mekanizmasının radarına bir türlü takılmıyor. Yanlış anlaşılmasın, bu kadının derhal tutuklanması, toplumsal bir tehlike oluşturduğu yönünde ahlaki bir çağrıda bulunmuyorum. (Ama bulunsaydım eminim cevapsız kalmazdı!)

Kafe çay içen Fatma ve kız kardeşi.

Başka bir sahnede, okul müdürünün, sınıf öğretmeninin de ısrarıyla Fatma’nın otizmli oğlunun sınıftaki arkadaşlarına zarar verme ‘tehlikesi’ bulunduğu için okuldan kaydını silmek istediğini öğreniyoruz. Duygusal olarak tek başına oldukça yıkıcı bir an bu tabi ama bir de Fatma’nın okul müdüründen ve öğretmenden oğlunun eğitimiyle ilgili yardım istemesine rağmen bir karşılık alamadığını görüyoruz. Belli ki bu da devletin eğitim-öğretim kayıtlarının ilgi alanına girmiyor. Öte yandan tüm bunlar olurken nerdeyse tüm sezon boyunca Fatma hapisten çıktıktan sonra ortadan kaybolan kocasının izini sürüyor, polise kayıp başvurusunda bulunmakla kalmıyor Bayram’a, kendisini sürekli taciz eden yan komşusu İsmail’e, bulduğu herkese kocasının nerede olabileceğini soruyor. Burada da yine Fatma’nın talebi polis kayıtlarının alt sıralarında kalmış olacak ki pek dikkat çekici bulunmuyor.  Bir de Fatma’nın şehirdeki yaşama uyum sağlayabilmekle, onun tersine her şeyi geçmişte, köyde bırakmakla övünen bir kız kardeşi var. Adı Emine ama Mine’yi kullanıyor. Belli ki geçip gitmesini istediği bir geçmişle ondan tamamen kaçarak baş etmeye çalışıyor. Tüm bu ilişkilerine baktığımızda Fatma’nın şehirde sürekli hareket halinde, çok çeşitli insanlarla karşılaşarak yaşayan, çalışan bir kadın olduğunu anlıyoruz. O zaman bu kadın nasıl görünmez oluyor? Fatma’nın oğlu arabaları, plastik kapları, minderleri üst üste diziyor ama Fatma’nın yaşadıkları sanki eriyip gidiyor; hiçbir kayıtta, belgede, gözde ve dilde duyulmuyor, saklanmıyor. İşte tam da bu yüzden Fatma’nın işlediği cinayetleri bir yaşamın, bir eksiğin, alacağın intikamı olarak görmek pek uygun gelmiyor bana. Fatma neden öldürüyor diye düşününce görünmez kılındığı bir yaşamı biraz olsun yaşamaya değer kılmak için diye cevap verilebilir gibi geliyor. Çünkü eğer olup biten haksızlık ve adaletsizlikler toplumsal olarak birikmiyor, kayıp gidiyor, herkesi kayıt altına alan bir sistem ancak suçla ilişkilendirilmiş kimseleri görüyor ve tehlike adlarıyla var ediyorsa, yaşamaya değer bir hayatı elde etmek yaşamanın tek yolu haline gelebilir. Mesela küçük yaşta çeşitli adamların cinsel tacizine uğrayan küçük kızlar çeşitli adamların cinsel tacizine uğrayan ama etraflarındaki diğer kimselerin onları korumadığı bilgisiyle yaşamaya devam ederler. Fatma da erkekleri öldürürken kimsenin onu korumadığı bilgisiyle korunaklı bir yaşam sürmek isteğini fark ede ede insanları öldürmeye koyuluyor. Bana kalırsa biri olmanın yolunu yaratıyor. Peki ya hiçbir şeyin geçmemesinin yarattığı kapana kısılma hissi her şeyin geçip gitmesi için de geçerliyse? Her şeyin geçip gittiği, geride bir iz bırakmadığı, birbirimizi görmediğimiz, kimsenin görülmediği bir kabustaysak yeni görülme yollarını nasıl açarız? Neyi anlatırsak duyulur, fark edilir, görülürüz? Sadece öldürülme tehlikesi mi öldürmeyi meşru müdafaa yapar? Peki ya yaşayamama tehlikesi görünmez kadınları ne yapar?

Görseller: Fatma

Görünmez Kadınlar Neden Cinayet İşler?&rdquo için 1 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Font Resize
Kontrast Modu
%d blogcu bunu beğendi: